hayatımı mahveden bir gün oldu benim için daha başından.
ilk olarak mr kibar'ı stalkladım ve fark ettim ki fotoğraflarını beğenenler hep aktifler. acaba bottom mı? soruları zaten kafamı zedelerken böyle bir sonuçla karşılaştım. beni reddetmesinin sebebi de bu olabilir kafamdan bir soru işareti gitti. iyi mi oldu? hayır.
ikinci olarak kırmızı ve sevgilisi fotoğraf paylaşmış instastory'den. onu görmek ne kadar içimi acıttı biliyor musunuz? kızın saçlarını öpüyordu. ben üç yıl boyunca onun yanaklarını öpmeyi hayal ederken insanlar neler yaşıyorlar. aşık olacağınız kişi hiç farklı bir cinsiyetten hoşlanmadan bunu bilemeyeceksiniz sanırım. bu acıyı. bir erkek olarak, başka bir erkeğin beni seveceğini beklemek çok acıttı aslında üç yılımın çöpe gidişi falan.
sanırım bir depresyondan kurtulmuşken ikincisi geldi.
oysa, kırmızı'yı tekrar sevmek gibi planlarım vardı.
çünkü en olaysız geçen üç yılımdı. kırmızı'dan sonra yok efendim güneş beni her yerden engelledi, yok terk edildim, yok mr kibar reddetti.
dostlar, hak etmiyorlar. insanlar. sevilmeyi. hak. etmiyorlar.
geçen yazımın üstünden çok zaman geçti ama bu ekranın karşısına geçip o olaylarla tekrar karşılaşmak hiç istemedim. kaçtım biraz kendimden.
mr kibar, aslında mr problem oldu.
yani geçen yazımda sizlere konuşmalarımızdan bahsetmiştim. o olayın gecesi ben ona uzun uzun yazdım onu ne kadar tanımak istediğimi. sabah olduğunda mesaj yoktu ama belirli bir saat sonra mesaj geldi 'yazdıklarını okudum teşekkür ederim ilgin için, ama ben seni tanımıyorum. (buraya dikkat edin) üstelik benden çok küçüksün. ben olumlu bakmıyorum bu görüşmeye ve bu mesajlaşmaya' yazdı. baştan aşağı kaynar sular döküldü.
iki büyük neden var. birbirimizi tanımamamız ve yaş. birbirimizi tanımıyoruz diyor ama seni tanımak istiyorum demiyor. yani ucunu açıkta bırakıyor. ne yapsam ne etsem diye düşünürken depresyonda buldum kendimi. son sez sezen aksu çalıyor kulaklıklarımda ve dinlediğim HER şarkısında gözümün önüne o konuşmalar geliyor. yani az değil bir yıl boyunca onu düşündüm ben. bu kadar kolay olmamalıydı sonu.
ikinci problem 'yaş!' ben buna çok takıntılıyım. yaş bir ilişkide problem değildir fasa fiso yani. yaşıtlarımın ergenlikleri yüzünden böyle bir genelleme yapılmamalı. olgun bir insanım. benim de bazı yaşanmışlıklarım var yani bazı şeylerin farkındayım ve akıl yaşta değil baştadır. bu problemi baştan atıyorum bir kere. fasa fiso.
yani büyük bir depresyon içindeyim ama aynı zamanda gurur yapıyorum. yazmadım bir daha. bir-iki saat kadar tabii. sonra ben duramadım onunla iletişime geçmem, konuşmam GEREKİYORDU! bende uydurduğum bir proje ödevi için onunla mektuplaşmak istediğimi söyledim. kabul öyle bir şey yoktu ve dünyanın en saçma isteğiydi ama ben onunla konuşmak için bu saçmalıkları düşünememiştim bile. tabii sonra büyük bir utanç safası geldi neden yazdım falan diye.
cevap vermedi.
iki gün sonra tekrar yazdım ona ve tekrar cevap vermedi o günden beri yazmıyorum ona. ama doğum gününde yazacağım. bak bak beni unutmamış olsun ya da bunlara rağmen bu kadar süre konuşmamamıza rağmen beklemiş desin.
ben her ne olursa olsun onu iyi hatırlamak istiyorum.
o gay chat sitesinde her online olduğunda içim acıyor. birileriyle konuştuğunu bilmek falan ne bileyim insanın içi yanıyor. uzun bir depresyon sürecinden sonra şuan daha iyiyim ama konuşması geçtiğinde ya da herhangi bir şarkı dinlediğimde *genelde tümünde* aklıma hep o geliyor yani. bu histen midir bilemiyorum ama sanki baktığım veya dinlediğim her şeyde aklıma o geliyor.
aklımdasın mr kibar
o gün gelecek ve pişman olacaksın.
çünkü seni kimse benim gibi sevmeyecek.
ne kadar uzun oldu ve ne kadar çok yazmayı özledim. duygulandım vallahi.
bugün size çok ani bir kararla hayatımı nasıl yönlendirdiğimi anlatıcam...
o arkadaş sitelerinin ne bok olduğunu bilen bilir. sapığı, o küçük dağları ben yarattım egosu olanlar dolu aradan bir kaçı sıyrılır.
ben neredeyse bir yıldır bu çocuğu o gey mecralarında görüyordum. ama yazmaya cesaretim hiç olmadı yok bu çocuk yakışıklı hayatta bana cevap vermez falan diye. ama kafamdaydı hep bir gün bu çocuğa yazacaktım. yani bugün değil sonra diye diye bir yılı geçirdim ama cesaret edemedim. o o kadar muhteşemdi ki kendime yakıştıramadım herhalde... o kim dediğinizi duyar gibiyim... mr kibar
ona bu takma adı takmama sebebiyet veren huyu.
şimdi ben bir cesaret ile yazdım ama tabii içim içimi yiyo parmaklarımda yemekten et kalmadı ''Merhaba'' yazdım. daha sonra 'nasılsın? seni uzun zamandır görüyorum ama yazamamıştım.' diye ekledim. cevap geldi. kalbim durdu o an sanki tüm insanlık kurtulmuş ya da dünyada istediğim her şey gerçek olmuş gibi hissettim. kalbimin ritmisi size anlatamam ayakta duramıyor, bacaklarım tir tir titriyordu. yüzümde de ddeğişik bir gülümseme var. aşk gülüşü. o sitede alışık olmadık bir güzellik zaten. kendini nasıl da belli ediyor o burnunu kemirdiğim.
bir insanın her şeyi muhteşem olamazdı falan ama o öyle yani neyse konuma dönelim...
ben nasılsın falan diyince o da arkadaşlarıyla bir bardaymış. cevap verince ben tabii krizlerdeyim bilinç git-gel yapıyor. biraz heyecanı kaçırınca geç de olsa girdim hemen 'kusura bakma geç cevap verdim cevap vermeni beklemiyordum yazdım. o da hemen 'uymaz ama neden cevap vermiyim abi' dedi yani abi demese de olurdu ama neyse. bende insanlar egolu falan diye bir konuşma yaptım. buraya iyi niyetli insanlar birileriyle konuşmaya da giriyor diyip içimdeki duyguları anlamasını sağladım. ama 'ben öyle değilim ama :/' yazdı. asla bende geri adım yok yazmaya devam. 'olsun :( sonuçta bir life goal'ım gerçekleşti' dedim ve beklediğimden büyük bir tepki verdi 'OMG teşekkür ederim senin life goal'ın bana yazmak mıydı' burada kayış koptu. dedim kız Berry. hadi. yaparsın.
biraz yardırdım flörtleştim, güldürdüm çünkü neden erkekler kendini güldürenlerden hoşlanır. ben yine 'bana yazmana hala inanamıyorum.s.s.s' falan derken 'abi ne olucak kahve de içeriz yani' dedi ilk resmi teklifi aldım. biraz daha espriler kahkahalar havada uçuştuktan sonra adını sordum doğru tahmin ettiğimi ve başak burcu olduğunu düşündüğümü söyledim.
doğru tahmin etmişim 'evet de nasıl?' dedi biraz açıklama yaptım hafif konuştuk ama arkadaş şuan barlarda arkadaşlarıyla...
hayallerimde ki gibi çok kibr ve mütevazıydı. iyi birini seçmişim.
bu gece ona uzun bir mesaj yazacağım. birlikte olmak konusunda. bakalım neler olacak sizi yine bilgilendireceğim iyi yönde ilerleyen şeyler olursa <3