23 Ekim 2015 Cuma

Kötü bir gün! Güzel bir kapanış!

Herkese Merhabaaaa!!!

Şuan eve geldim ve depresif şarkılardan mutlu şarkılara geçiş yapıyor, evde iğrenç danslarımla ritim tutuyor. Manyak gibi gülümsüyorum. Tabii tahmin etmişsinizdir ki Kırmızı aşkımla bir şeyler yaşadık. Bugün gün boyu görmedim aslında. Sınıf kuşu oldu çıkmıyor sınıftan! Sonra işte öğle tenefüsüne kadar her şey normaldi.

Tutu ile olaylaar olaylaaaar! Şimdi Kırmızı ve yanında Deffy adında bir kız. Yani siz lakaplı görüyorsunuz ehuehu. Herneyse işte. Tutu'ya gelmişler demişler ki daha doğrusu Deffy demiş ki ''Tutu, Kırmızı senden hoşlanıyor!'' demişler. Yani şaka yani tabii ki şaka olarak. *Masum ama kafasında milyonlarca katliam olan emoji*

Tutu'da ''Bende ondan hoşlanıyorum.'' demiş konu kapanmış. Tabii bunu duyan ben çıldırdım. Şaka gibi olsa da Tutu'ya böyle vuruyorum falan sinirlerim tepemdeydi çünkü! Sonra ilahi adalet yerini buldu  ve Tutu ile gıybetin dibine vururken talafonunu yüzüne doğru tutuyordum ve bum! Telefon elimden yüzüne düştü. Yani istemeyerek oldu ama Allah bile biliyor artık daha ne diyeyim be Kırmızı?!!

Sonraaa gel zaman git zaman Cuma gününün muhteşem kapanışına geldik. Tüm gün önümde beklediğim fırsat karşımdaydı. TÖREN! Orada onu gönlümce kesebilecektim. Anılarımı da aklıma kazıyıp okuldan gidecektim. Yanii ondan sonra törende tam önümden geçti ben Kırmızı'yı ararken şok falan oldum ama bu nasıl yakışıklılık böyle arkadaşlar. Bu insan mı? Bu bu… Zeus'un torunu!

Sonra bir iki dakika sonra sol kolumda bir el hissettim ve bir baktım Kırmızı! Fark ettiğim anda öldüm. Tüm zamanlardır beklediğim temas gerçekleşmişti. Elimde fırsatlar vardı. Öpebilirdim, konuşabilirdim. Ama olmadı bana dokunup önüme geçti.

Tutu'nun sesini duydum fısıltı şeklinde 'Hadi yine iyisin!'

 Evet bir şeyler bekliyordum ama temas değil. Tüylerim diken diken olurken kalbim tekledi. Ölümü gördüm. Tam önümde duruyordu. Kendi kendime gelin güvey olmak istemiyorum ama dün Instagram takip isteğini onayladı bugün ise tam önüme geçti. Allah affetsin bi şeyler mi biliyor bu çocuk?!

Umarım biliyordur. Allahım sen konuyu biliyorsun amin!

Sonraa şuan evdeyim. Gözlerimden uyku akıyor. Sanırım rüyamda onu göreceğim. Öyle hisler dolanıyor içimde. Ama şimdiden özledim. Yarın Cumartesi. Nasıl dayacanacağım onca gün?! Yani sadece iki güncük olabilir ama bu bir aşık için geçerli değil!

Şaka maka sizi eğlendireceğim diye amel defterimi aleyhime dolduruyorum. Amaaan arkalarından konuşmak gibi olmasın! Bizim amacımız belli bee!

Blogger olmak da zor mesela hani! Manyak gibi uykum olmasına rağmen burada kulağımda kulaklık size laf yetiştiriyorum...

Neyse sanırım bu kadar kafa ütülemek yetecek. Zaten fazla bir şey olmadı. Kırmızı'yı görmeyince günümün bir amacı olmuyor. Okul boş gibi geliyor! Ama bir diğer kestiğim var. Adını bile bilmiyorum ama Resim bölümünden o da. Öğrenirsem ona da bir lakap takıp güzeeel bir yazı ile sizlere tanıtabilirim. Dualarınız Berry ile olsuuun!


Twitter: @BerryGunluk





22 Ekim 2015 Perşembe

Biraz sohbet ve gıybet! (Uyarı: Fazla yakışıklı bulunmaktadır! Kalbi dayanmayan okumasın!)

Herkese selam. Bir kaç gündür yazı gelmiyor. Ama ne yaşıyorum da anlatacağım öyle değil mi? Boş muhabbeti yazarken bile sıkılıyorum. Bazen yazıyorum ve yayınlamak istemiyorum.

Depresyona resmi olarak girdim. Kitap karakterleriyle aşk yaşıyorum. İnstagram'da dolaşırken arada bir anasayfamda gördüğüm taş mankenlere falan asılıyorum. Okula gidesim bile olmuyor. Sabah daha kalkmadan stalk yapıyorum. Artık rüyamda bile stalk yapıyorum! Bu kadar ilerledim ve leval atladım sanırsam.

Bu arada 600 okunmayı geçmişiz. Bin okunmaya gidiyoruz neredeyse. Bunu da yazının kıyısına köşesine ekliyim. Farkında oldum da akşama kadar Kırmızı'yı düşünüyorum. Elimde kitap okurken bile 'Aaa! Ne kadar Kırmızı'ya özeniyo pis yazar ığğğ!' diye çemkiriyorum romanlara. Sonra yeni müzikler keşfediyorum tıpkı biz gibi oluyor.

Yani diğer kestiklerime bakıyorum hepsini toplasak bir Kırmızı etmeyecek sonuçlar alıyorum. Evet hepsi yakışıklı yani. Ama benim gözümde bir o etmiyor. Yani burada aşk hayatımdan çok biraz gıybet etmek istiyorum. Blog uyarılarında 'Artık yanacaksın Berry! Sus' çıkacak diye korkmaya başladım.

Bir arkadaşım var. Habire kendi sevgilisini övüp duruyor. Dünyaca ünlü ve yakışıklılıklarıyla bizim kalbimize adlarını yazdırmış ünlülerin fotoğraflarını atıyorum. Aldığım cevaplar genellikle rutin şeyler oluyor. ''Iyy! İğrenç. Buna mı bakıyorsun? Beni sevgilim daha yakışıklı tamam mı?' Kırmızı'yı da küçümsüyor bir gün gerçekten büyük bir patlama geçireceğim ramak kaldı.

Lucky Blue Smith diye dünyaya yakışıklılığıyla ün salmış. Ve tabii ki benimde yüreğimi hoplatan bir beyefendi var. Yani yaşı yaşıma yakın. Ne biliyim kesip duruyorum. Tatlı da bir bey. Ona da çirkin dedi. Evet anlarım belki zevksizsindir ama bu kadar olma be dostum! Alta fotosunu ekliyorum.


Kendisi haremimin gözdelerinden olup, en beğendiğim modeller arasında ise birincidir. O platin sarısı saçlar. Maviş maviş parıldayan gözler ve gel beni ye manasında ki bakışları yok mu. 'Ahh seni çılgınn.' demek istiyorum ağzımı gere gere.

Vücut desen var, tip var ki ben tip konusunda hiç önemsemem. Tutu bazen dalga geçer hakkında. Tip göreceli bir kavram kime göre güzel kime göre değil çok saçma yani! Ben şahsen bu adam gel dese bir dakika durup da düşünmem. Gerekirse ülkeye kaçak giriş yaparım ama girerim arkadaşlar. Hiçç şeyyapmayın. Haremimden olan beyefendiler için bu tutumu sergiliyorum. Sorry!

Bir diğer haremimin gözdesi ünlüye geçiyoruz. Vini Uehara! Kesinlikle adını soyadını bir yerlerde duymuşsunuzdur. Onu keşfetmem tamamen rastlantı oldu. Kötü Çocuk kitabını okumayan veya duymayan yoktur. Taaa Wattpad'den beri okurum da keserim de onu! Ama benim için Meriç değil Vini dir o. O kara kaş kara göz! O biçim vücut! Daha ne ister insan ona bakarken öyle değil mi?

Brezilyalı olan haremimin bir diğer gözdesi, kalbimizin efendisi, yüreğimizin sevgilisi Vini'ciğimiz Allahımızın insanlığa 'Bu insansa bizim okuldakiler ne?' demek için yolladığı bir melektir!


Bu yazı içinde son olarak bahsedeceğim haremimin gözdeleri arasında bulunan Felix Bujo! Kendisini tesadüf eseri Instagram'da gezerken keşfettim. O mavi yakıcı gözler, o dudaklar, o vücut, o boy, o pos daha bir insan ne ister tanımına örnek olarak Tanrı insanlar arasına kaynaştırdı. Böylelerine insan demek garibime gitmiyor değil hani! Yani tabii ki benim için bir Kırmızı değil ama en azından gelecek nesil bunları görüp 'Off abeee bu nesilde yaşamak isterdieeem!' diyebilecek! 



Yani bir inceleme yapın. Tabii ki sevdiğiniz beyefendi daha tatlıdır ama şu Felix'ciğime bakın. Şu karizma kelimesinin tanımına bakın. Ayna ayna söyle bana varmı daha güzeli dünyada diyen insanlara 'Evet!' cevabını verecek bir insandır Felix! Bir bakış attı kalbimi çaldı!

Bugünlük bu kadar taş görmek bünyeye zararlı arkadajlar! Yeter. Arada bir şu sohbet şeysini yapalım. Ben çok eğlendim hadi bakalım. Görüşürüzz bebitomlaar!!!

Twitter: @BerryGunluk

Ve efsanemiz MARILYN MONROE:




20 Ekim 2015 Salı

Okul Günlüğü #8 // Metresinden haberi olan kadınlar gibiyim!

Herkese mehhabaloor.

Bugün bahsedeceğim konularda çok aşk meşk aramayınız. Evet bende isterdim sizlere aşklı, kalpli, çiçekli, böcekli yazılar yazmayı. Ama olmuyor. Mutlu sona ulaşmak biraz zamanımı alacak öyle değil mi?

Bugün Kırmızı'yı sadece bir kere gördüm. Bir. BİR. Sadece bir. Okula gittim hatta olmadığını falan düşünmüştüm ama döğle tenefüsünde kankamın yemek almasını meklerken kafamı sol tarafa çevirdim Kırmızı geçti. Ne göz göze geldik gün boyu. Bırakın göz göze gelmeyi, görseydim de mutlu olurdum! Kara bahtım bugün bana aşkta gülmedi nedense. Böyle birilerini görüyorum ya ona sarılan, onun yanında olan içim birden metresinden haberi olan kadınlar gibi oluyor. Düzenim bozulmasın diye susarlar ya hani. Elalem ne der falan. Bende öyleyim. Gidip o kızları tek tek tek öldürmek istiyorum. Cezam ne olursa olsun! Gerçi daha büyük ne cezam olabilir ki gülüm? Diyerek içimdeki ergenin türkülerini dışa vurdum.

Allahım yine de konuyu biliyorsun bir el at. Tşk.

Herneyse aslında bugün aşk dışında her şeyim güzel derecesindeydi!

Tiyatro dersi genel olarak eğlenceyiydi. Yani hava atmak istemiyorum ama sahnede iyi olduğumu düşünüyorum *Gülmekten ağlayan emoji* Sonra ki iki desr ise şan'dı. Yeni bir öğretmenle tanıştık falan. Diyafram nefesimize, sesimize ve ritim duyumlarımıza falan baktı. Bendeki her şeye beğendi. Hatta müzikle uğraşıyor musun falan dedi. Sesimin güzel olduğunu söyleyenler vardı. Dersin ardından arkadaşlarımda tebrik etti. Saolsun Kara olan da beni tebrik etti. Kırmızı aklımdaydı şarkıyı söylerken.

Sonra ders edebiyattı en sevdiğim derslerden biri dil anlatım ve biyoloji. Biyolojide artık gözlerim kapanıyordu yorgunluktan. Eve gelince de dayanamayıp uyumuşum. Uyandığımda karşılaştığım manzara çok kötüydü. Tüm aburcuburlarım misafirler tarafından sömürülmüştü. Hepsi. Tek yaşama tutunma sebebim elimden alındı gibi hissettim. Üç çocuğumla ortada kalmışım gibi falan. Biraz gelinlerin tatlı telaşı'nda insanların dramlarına falan ortak oldum.

Ve şuan buradayım şimdi ruhumu müziğe teslim etmeye gidiyorum elvedaa…

Twitter: @BerryGunluk