19 Temmuz 2017 Çarşamba

aşk hayatım o kadar kötü ki

bundan kısa bir süre önce Çilek ile tanıştım. kendisi viyana'da yaşamasına rağmen bizden iyi türkçe konuşuyor. herneyse, tövbe ettiğim sitelere geri döndüm kısaca.

tanıştık, konuştuk, politika yaptık falan konu biraz aşk hayatımıza girdi. kendisiyle aramızda sekiz yaş var ve kendisinin benim için çok yaşlı olduğunu iddia etti. bende anacım akıl yaşta değil baştadır diye girdim konuya ve inandırdım falan.

dezavantajı çok online değil yani bir çıkıyor 2-3 gün hiç bir şekilde dönmüyor. bir de dönünce bana pişkin pişkin 'unutmuşum' diyor. yani yine allah bana karşı buna bu mutluluk fazla birazını alayım dedi çünkü biz çok iyi anlaşmıştık. gerçi on beş temmuz günü tanışırsan hayatın ne kadar iyi olabilir berry diyen olmadı.

dün değil önceki gün döndüğünde işte unutma dedim, unutmam akşama çoook vaktim var dedi ve yine iki gündür ses seda yok. yani çok tuhaf en son whatsapp a geçeyim bari en azından oradan görür dedim, sorunun üstüne başka soru da sıkıştırdığım için konu bir türlü ona gelmedi. işte klasik olarak, bana o sitelerdeki insanlardan farklı olduğumu falan söyledi. bende tabii tell me something i dont know diye geçiştirdim biraz.

ama güzeldi. çok muhteşem bir enerjisi var. akrep ile kova burcu anlaşabilir mi lütfen öneriler verin. geçen facebook da adını aradım tabii ki bulamadım. hayır yani insan soyadından kimlik nosuna kadar alır ama almadım işte. aşk sarhoşluğuma denk geldi.

hayır yani bu gidip de bir daha online olma olayını daha önceden de yaşadım. Alman diyelim ona, gitti gelmedi o kadar konuştuk o kadar mavi boncuklarımızı dağıttık. en son geldiğinde barselona'da olduğunu ve döndüğünde konuşmaya devam edeceğimizi söyledi ama tık yok!

daha önemli bir konuya girelim iso, en yakın arkadaşıma ASILDI. asılmakla kalmadı onu ayarlamam için bana yazdı. yani böyle şey olabilir mi biz altı ay bir şeyler paylaşmışız ve ben arkadaşımın hastanede oluşunu değil bu bloga seni anlatmışım. iyi bilirdik isoyu da arkamızdan iş çevirirmiş meğer. sinirlerimi çok bozdu. resmen eski sevgilim bana arkadaşımı ona ayarlamamı istediğini söyledi. tabii ki sverige boş durmadı özelden konuştuklarını da ss ledi. işte bizim yaşadığımız şeyler çok önemli değilmiş de bilmem ne. ulan biz altı ay çıktık, kapanışta bana gelip 'başlamadan bitsin' demesinde ne mal olduğunu anlamam gerekirmiş!

aşk hayatım kötü gidiyor. sanırım benzini bitti hiç gidemiyor ya da kesik kesik gidiyor.

burç yorumuma bakalım; ''Temmuz 2017'ye yalnız giren Akrep burcu insanlarının biraz daha beklemede kalması gerekiyor. Canlılık ve heyecan arayışınızın karşılık bulmasını istiyorsanız beklemeli ve doğru zamanda harekete geçmelisiniz. Bu ay içerisinde karşınıza çıkacak olan bir kişi sizinle herkesten daha farklı ilgilenecek. Özel konuşmalar, özel paylaşımlar içerisinde olacaksınız. Hisleriniz yoğunlaştığında da belki bir ilişkiye başlayabilirsiniz.''* demiş bir burç sitesi. yani resmen Çileği anlatıyor.

bende cuma günü tatile gidiyorum, belki de orada özel biri çıkar karşıma -allam inş allam dinimiz amin-

haydi hayırlara vesile olsun, ben kaçar!

burç yorumu aldığım site için tık!

29 Haziran 2017 Perşembe

sevgilim, iyi ki doğdun

bugün Kırmızı'nın doğum günü...

iyi ki doğdun ilk aşkım ve üç yılım...

hayatıma kattığın güzen günler için teşekkür ederim... belki hiç kavuşmadık, hiç gözlerine doyasıya bakamadım, hiç sarılmadım ama sen farklıydın.

ilk özlemim, ilk kalp çarpışım. bakışı, gülüğü farklı sevgilim

sevgilim, iyi ki doğdun, iyi ki sevmişim seni


24 Haziran 2017 Cumartesi

yalnızlık

ne kadar acı bir durum aslında, yalnız kalmak.

şükür ki arkadaşlarım açısından hiç bir problemim yok lakin insan yanında elini tutan, seven, aşık eden birini istiyor.

Kırmızı, uzun zamandır görmüyorum okulda da görmüyordum ne zamandır. sevgim azaldı mı hayır ama ne bileyim onunla kurduğum hayaller çok farklıydı benim. elimi tutmasını, nefesini hissetmeyi, kalp atışlarını işitmek isterdim. ben onunla çok mutluydum... hayallerimde ki kırmızı'yla.

belki gerçek olsa bu kadar çok sevmezdim onu, hayallerimde ki gibi sevdim onu. sanki sonsuza dek ona bağlıymış gibi hissediyorum. hiç bitmeyecek bir aşkmış gibi. aslında bir bakıma unutmak istemiyorum o bana aşk nedir öğretti ilk kez hissettim. o benim üç yılım oldu.

bu sıralar onun değerini biraz daha fazla anlıyorum. Güneş, Mr. Kibar hepsi gelip geçiciymiş meğer çünkü gerçek yüzleri benim hayallerimden daha farklıymış. hiç biri bir kırmızı olamadı. kalbim kabul etmedi belki de başka sevdaları.

ne bileyim. bir ilişki yaşamış olmama rağmen, ben hiç özlenmedim, hiç delice sevilmedim ya da biri bana aşık aşık bakmadı. ben hep özleyen taraf, delice seven ama karşılık alamayan taraf, aşık aşık bakan tarafta oldum.

İso mesela bana benden sonraki sevgilisinden ayrıldıktan sonra nasıl acılar çektiğini anlatıyor telefonda. yeter demek istiyorum bana hiç böyle değer vermedin mi?

yanımda birini istiyorum, beni sevecek, delice seven, hep özleyen ve ruhumu kutsayan birini ama artık çok zor insanlar bir kaç dakikalık zevk için, aşkı unuttular akılları erkekliklerinden öteye gidemiyor. inanıyorum bir gün karşılıklı seveceğim biri çıkacak karşıma. ne olur çabuk gel artık boğuluyorum.

bilinmezlik, kafamda olan tek şey. gerçek aşkım Kırmızı. mesela ben biriyle çıkacak gibi olsam bile aklıma girip sanki 'beni ne çabuk unuttun!' diyor ve beni caydırıyor hayatımda birini istiyor muyum yoksa istemiyor muyum bilmediğim bir dönemdeyim.

tek bildiğim Kırmızı'ya hala bağlı olduğum. içimde nedenini bilmediğim umut tohumları var. sanki onunla bir şeyler yaşayacağım belki bu önümüzdeki yıllarda değil, yıllar sonra. onun da hayali tıpkı benimki gibi ben dünyaca ünlü bir oyuncu olmak isterken o da dünyaca ünlü bir yönetmen olmak istiyor.

umarım iç sesim bana doğru söylüyordur. Kırmızı ile bir şeyler yaşamak... düşüncesi bile içimi kıpır kıpır ediyor.

neyse ben yine kafanızı çok şişirdim. bayram bugün! sevdiklerinizle bolca eğlenin :) .

-berry x