4 Eylül 2016 Pazar

Merkürün Hayatımı Mahvedişi!

Herkese Merhaba.

Aslında bu yazıyı yazmaya beni iten şey anlatma isteğim. Neden bilmiyorum, içimden bir şeyler bunları anlatmam gerektiğini söylüyor.

İso cephesinde bazı değişiklikler var.

Öncelikle geçen haftalarda İso ile buluştuk her şey gayet iyi gidiyor dünyanın en mutlu insanıyım falan filan. Kafamıza koyduk ilk öpücüğümüzü yapacağız. Daha doğrusu benim ilk öpücüğüm. Kafamıza koyduğumuz için olsa gerek başımıza gelmeyen engel kalmadı.

Günün başına gidecek olursak, aslında bakarsanız her şey muhteşem gidiyor. Annesi ile tanıştım falan muhteşem bir kadın zaten laf yok. Ef sa ne.

Biz bayağı bir müzikler dinlemeleer, videolar izlemeler gidiyoruz. Bunlar olurken biz first kiss yapamadan arkadaşı geldi. Tatlı da çocuk iyi ki geldi. Herneyse, dedi ''İso arabayı alalım gezelim.'' tabii İso beni arkadaşı olarak falan tanıtıyor, gerçi çocuk bilse sevgili olduğumuzu bilemiyorum olacakları. O da gizli gey çünkü.

Sonralarsan efendim tamam dedik falan yemeğe gittik annesi meşhur dolmasını yaptı ama gerçekten ben böyle efsane bir dolma yememiştim daha önce. Sonra işte yemek yedik annesi beni yemem için zorluyor, İso arkadaşıyla konuşurken benimle kaş-gözleşiyor.

Sonralardan arkadaşı işte bir kahve istedi hepimize yaptı. Kimse kahveyi beğenmedi ama bence gayet güzeldi yani onun elinden olduğu için mi bilemeyeceğim. Annesi falıma baktı. ''Geleceğin çok parlak, uzun bir yola gideceksin ama seni engellemeye çalışan biri var. Kısmetlerin çok onun için nazarında çok.'' dedi. Kısmet çok işini bilemeyeceğim ama uzun yol falan hepsi planımda olan şeylerdi.

Sonra arkadaşı araba almaya gitti biz de odaya çekildik. İso dedi ki ''Berry tam zamanı.'' anlamadım başta masum ruhum anlamayı geri çekti. Ama sonra anladım ki ilk öpücük geliyordu kalbim pır pır. Neyse efenim ilk öpücük gerçekleşti. Ben öpücük cahili sadece dudağımı büzüyorum sonradan kaptım olayı tabii ki. Herneyse iso elini boynuma attı nabzım deli gibi atıyo. ''Nabzın çok hızlı!'' dedi. Diyecektim acaba neden bir düşünelim hadi. Biz ilk öpücük işini alttan çıkarttıktan sonra arkadaşı aradı işte babasının işi olduğu için gelemiyomuş vsvs.

Gün boyu öpücükler sevgi sözleri vs.

Siz şimdi diyorsunuz ki aa ne güzel valla aşkınız ooohh!! diyebilirsiniz ama öyle değil.

4 Eylül 2016

Berry, masumca telefonu eline aldı saat 23.12 suları. İso'dan bir mesaj. ''Berry işte bla bla bla ciddileşmeden bitirelim ben değiştim seni üzmek istemiyorum ama ben değiştim.'' falan. Biliyordum bu ilişkinin bir gün biteceğini hissetmek mi denir artık her ne haltsa!

Eski sevgilisinin etkisinde kaldığı için olduğunu düşünüyorum. Çünkü öpüp bırakacak biri değil. Şükürler olsun ki bunu düşünmüş yalan bir ilişkü kurmayalım falan dedi. Tabii şuan gayet relax anlatıyorum ama yaşarken gözler dolu yaş aktım akıyorum diyor, boğazda ise bir yumru var.

Bir gün geleceğini biliyordum bu ayrılık sözlerinin ama bir anda değil beklenmedik yakalanmak, ne kadar kötü.

Şimdi gidip kendi yazdığım Ayrılık hakkında yazımı okuyup biraz kendime gelmeye çalışacağım...

Hoşçakalın.

-berry

12 Ağustos 2016 Cuma

Tatil'de 1/5 [Yollara Düşüp Kalkamamak]

Herkese Merhabalar!

Sonunda bir tatil yaptım ve tatil bitsede gelip anlatsam diye diye bitirdim ve dün gece evime geldim.

İlk olarak şöyle bir not vereyim. Tatile gitmeyi 5 dakika içinde kararlaştırdık ve hemen hazırlıklara başladık. Sat sabah beşte yola çıkacağımız için hiç uyumamaya ve biraz olsun arabada uyurum umuduyla uykusuz kal(ama)dım.

Tatil heyecanımıdır bilemem ama saat dört sularında bastıran uykuma yenik düşüp yatağıma girdim. Ama ne girmek. Saniyede bir sinekler ısırdı. Sırtım hatta ayaklarımın altı. Bir sinek neden bir insanın ayaklarının altını ısırır? Ki ben bu konuda huyluyum başka biri ayağıma dokunsa bile huylanan biriyim. Kendim bile. Kaşırken ne kadar acı çektim bir ben biliyorum.

Herneyse işte öyle böyle saati beş yapıp yataktan kalktım aa ne güzel annemler de kalkmıştır yaa umuduyla. Kalkmamışlar. Kardeşime gidip sordum ve kutsal bir cevap aldım. "Saat altı da gidiyormuşuz." Neyse dedim Berry sakin ol bir saat geçer.

Kafamda harika bir tatil var ve önümde 8 saatlik bir yol..

Herneyse. Planın saçmalıklarından ilki bizi eniştem Bodrum'a götürecekti, bizi bırakıp geri dönecekti.  Üzüldüm bayağı.

Daha sonra ben tam apartmandan çıktım ve şu meşhur sadece göğüsten aşağı yeri ayakkabıyı gösteren bir foto çekiyim dedim. Çekemedim olmadı. Bari olmamışken bir foto çekiliyim dedim adeta kamera bana oynuyordu. Güzel çıkmadım bir kaç daha foto çekerken apartmandan biri çıkıp bana baktı. Ama nasıl bakmak o itici itici baktı karı. Eğer problem selfie çekmekse velkam tu cehennem. Bir de ona özçekim diyorlar. *orospu gülüşü*

Yola çıktık. Henüz bizim oralardayız yani nasol diyim benim oturduğum yerlerdeyiz. Anlamıştım bu yol asla bitmeyecekti. Ama dedim kendime Berry dayan harika bir tatil olacak sen kuzenin çok eğleneceksiniz çook.

Neyse sabah sekiz oldu tabii kahvaltı da etmediğimiz için acıktık bir yere gidip yiyelim dedik. Tam olarak hangi şehir neresi bilmiyorum ama gittik bir yere. Oturduğum masanın karşısında bir adam var ki off! Hatta attığım tweet de de bunu belirttim.




Keşke o adam eskort olaydı. Bu benim içimde haka bir yara.  Ama yemek yerken kes kes öldüm. inanılmaz öldüm hemde. Bir rezillik çıkmadan yemeğimi bitirsem derken bir ara ifşasını çektim.

Tost sipariş etmişim gidip. Nası yiyeceği diye 8384 saat kendimle bir savaşa girdikten sonra kibar ol! Diyerek hemen tostu elime alıp koparıp ağzıma attım  Baktım böyle olmuyor. Aldım yedim valla. Bu arada çektiğim ifşada da bana mı bakıyor ne? Yoksa flash mı patladı benden habersiz bilemiyorum.

Yok ya olmamıştır.


Herneyse biz orada mola verdikten sonra yola devam ettik. Yarı uyanık, yarı uyur bir halde bir mola daha sığdırdık araya aslında burada başladı her şey. Bütün o atraksiyonlar.

Annem teyzemi aradı dedi biz işte bla bla yerdeyiz siz vardınız mı. Teyzem uzuun bir konuştu sonra annem yemin eet dedi uzata uzata. Telefonu kpattığı anda 'Neymiş? Ne olmuş?' diye sorduk hepimiz. "Yaa hiç beğenmemişler oteli şimdi başka bir otele bakıyorlar." bütün hayallerimin kırılma noktası buydu. Kuzenimi falan aradım o da dedi işte hiç fotoğraflarla alakası yok diye. İçimde bir korku var ki istanbul'a geri dönmek. Gidemem yani bu kadar yoldan diye içim kan ağlıyor.

Neyse işte biz yine bayağı bir yol gittiik gittiik.. İzmir'e vardık. İso iki üç gün öncesine kadar buradaydı hemen ona mesaj attım. Biraz konuştuk falan. Yol boyu her uyanıklığımda bir mesaj atıp gittim. Neyse işte yol devam etti uzun bir süre.

Sonunda Bodrum'a vardık. Otelin yoluna saptık biraz. Sonra farkettik ki deniz bayağı kanalizasyon gibi kokuyo. Amaan pislikleşicem bayağı bok baba. Ben dedim bence de bu otel iğrenç falan. Denize sıfır yazıyordu ama arabayla 5 dakikada çıktık o yokuşu. Plaj desen vasat. İnsanların kalitesi yok. Teyzem demişti zaten "hiç kaliteli insan da yok!" diye.

Otele girdik. Eniştem teyzem yüzleri asık oturuyolar. Yanlarında da bir afet var. O koca otelde tek güzel şey oydu gerçekten.

 


Gerçekten güzel olan tek şey bu adamdı. Bizimle ilgilendi falan bayağı. Hem de. yakışıklıydı. bir gün kalmak şartıyla bizi iyi bir otele yollayavaklarını söylediler. Tamam dedik ve bir hünümüzü böylece bitirdik. 

Hoşca kalın ❤️




24 Temmuz 2016 Pazar

Yaşanan Ayrılıklarda Yaşanması Gerekenler! - Güliz Abla Yazıyor!

Ayrılık hepimiz için ne kadar zor da gözükse aslında hepimizin bir gün karşılaşacağı bir durum. ''Canım biz ayrılmıyoruz bir ciddiyiz şimdi by.'' diyenler bile bir gün bu acının tadına bakıyor maalesef. Bu sonsuza kadar bir ayrılık olmasa dahi küçük ayrılıklarda bile deli gibi ağlıyor, evi inim inletebiliyoruz.

Aylıklar çok yıkıcı da olsa bunun üstesinden elbet bir an gelecek ve kurtulacağız. Acı ama gerçek. Aslında bu yazının amacı elbette bir gün ayrılacaksınız değil. Ama olada bilir.

Şimdi maddelerimize geçmeden önce bu olaylarla ilgili yaşadığım küçük detaylardan bahsedeceğim. Bugün bir yakınım sevgilisinden ayrıldı. Aslında terk edildi. Geldi tüm gün ağladı. Ben o kişiyi ilk kez böyle ağlarken gördüm. Zaten geldiğinde deli gibi ağlamaktan gözleri kıpkırmızı olmuştu. Biraz kahin olan yanım böyle sinyaller alıyordu. Lakin bu kadar çabuk gerçekleşeceğini nereden bilebilirdim? Herneyse. Ben de bir ilişki kahini olarak ona biraz tarifler verdim. Verdiğim tarifler şöyleydi. ''Üç kuruşluk insanlara, beş kuruşluk değer verirsen seni bırakır kalan iki kuruşu da harcar takma yani!'' şeklindeydi. Yani başarılı da oldum aslında gülüştük ettik.

Bu teknikler bizde işe yaradı ve bende hemen sizlerde de böyle şeyler yaşayanlar olur diye yazmak istedim. Adeta bir GÜLİZ ABLA YAZIYOR köşesi oldu bu!

Herneyse. Geçelim size de vereceğim tariflere.


  • ARKADAŞLAR
Arkadaşlara değer veren biri olduğunuzu ve etrafınızda sizi dinleyecek onlarca arkadaş biriktirdiğinizi ve iyi bir insan olduğunuzu öküzlükten uzak durduğunuzu ele alıyorum. Bir arkadaşınıza gidin veya hemen acil bir buluşma yapın. Eğer arkadaşınızla aranız gerçekten çok iyiyse bunu bir hafta içinde tekrarlayın. Bu yeğen kuzen falanda olabilir hatta çok daha iyi olacaktır. Ona derdinizi anlatın. Sizi dinleyip en iyi tavsiyeyi onlar çoktan vermiş olacaktır. Hatta tahmini on dakika sonra tamamen unutmuş olup, kahkaha krizlerine girmiş bile olacaksınız.


  • MUZİKLER
Acı çekmesek bile her zaman müzik dinliyoruz. Üstelik günümüz teknolojisinde iki saniyede yutupdan bir şarkı patlatabiliyoruz. Ama böyle bir durumlarda asla. Sezen Aksu olsun, Sertab Erener olsun uzak duruyoruz. Eğlenceli şarkılar açın, kafanız dağılsın. İşte ilişkiler için özel olan şarkılardan falan uzak durunuz. Bunlar sadece acı çekmenizi kolaylaştırır.


  • DANS
Dans etmek her zaman en iyisidir. Her zaman en kolayıdır. Baktınız geldi aklınızı aç anam bir müzik geç deli gibi aptal aptal hareketler yap. Önerim ayna karşısı kendinizi izleyip gülersinizde. 



  • AĞLAMAK
Ağlamak çok basit bir yöntemdir. Aslında bunu ayrıldığınız gün yapın sadece. Diğerleri biraz saçma olur. O anın stresi ve sinir boşalmasını ağlayarak atın. Asla arkadaşlarınızı veya etraftaki eşyaları kırmakla uğraşmayın. Deli gibi ağlayın. İnanın bana rahatlıyacak ve arınmış olacaksınız..

Anlatmak istediğiniz dertleriniz varsa buraya yorum olarak veya twitter'ıma yazabilirsiniz!

Twitter: @BerryGunluk