30 Nisan 2016 Cumartesi

Benim Bile Sevgilim Var!

Merhaba yeniden!

Yine uzun bir ara verdiğimin farkındayım. Geçen yazımda İso ile aramda bir şeyler olabileceğinden bahsetmiştim ve oldu!

Öncelikle başlangıçtan bahsedeceğim. Barbie beni gaza getirdi. Dedi ki "sen açıl ya her zaman adı beklenmez ki!"

Ben buna demek için önce bayağı bir emin miyiz ne diyeyim falan diye bayağı bir soru sordum. Barnieve kardeşlerine. Onlar da "benim hakkımda ne düşünüyorsun de!" Dediler. Hemen gittim yazdım tabii yazarken kalp krizleri yaşıyorum. Böyle öl deseler ölürüm o derece. Sonra tabii hemen yazdım.

Ne bekleriz? Bir kaç saçma cümle kurdu. Barbie ile telefondayız onunla gülme krizleri şoklar falan bayağı şey yaşadık orada da! Sonra dedi ki zamana bırakalım bla bla!!!!

Neyse dedim anlayış verdim bir iki hafta geçti şakayla karıiık dedi ki çıkalım biz seninle ya! Falan yazdı ben dedim ee İso bey! Sözüne geldinnnn. Sonra hemen random gülüş attım dedi ki şaka algılama. Bir iki saniye sadece durdum. Sonra yani olur dedim falan bayağı ama nasıl gülüyorum.


Hani böyle uzun bir süre tuvaletinizi tutarsınız da bir an gelir tuvalete girersiniz öyle bir mutluluk.

Yani aşık değilim. Aşk sadece bir kere olur bence o da Kırmızı'ydo benim için. Sonsuza kadar da öyle kalacak. Ama sevgim var. Onunla konuşurken yüzümden inmeyen bir mutluluğum var daha ne olsun ki?

Mutluyum. O bana yeter!

Biri ile mutlu olmaya ihtiyacım vardı gerçekten ve oldu.

Aşk güzel şey yani ben aşk olmadan yaşayamam sanırım. Mutlaka birini bulur ve aşık olurum o da en olmayaxak kişi olur.

Ben aşkı lise yılımın başından bu güne ve sonsuza kadar sürecek birine verdim. O kendini biliyor.

Aşk olmayınca böyle estetiği olmayan ajda pekkan gibi kalıyorum. Estetik güzel şey aman pardon aşk.

Ama sevgi daha önemli.

Hadi darısı başınıza bebeklerim. Benim bile manitam var şuan sizin hayli hayli olur!

Tabii siz şimdi Berry de manita buldu burayı boşlado diyebilirsiniz ama olmadı öyle şey! Ben asla bırakmam burayı. Tamam belki evlenirsem! Şaka şaka!

Bu arada taşındım. Yazamamamın bir sebebi de budır internet falan yoktu. Neyse haydi kendinize dikkat edin.

Not; nazar değdirmeyin lütfen bakın ihtiyacım var!

Okuduğunuz için teşekkürlerr....

BERRY'nin film eleştirilerini yazdığı blog 'Berry Film' için tık

Twitter; @BerryGunluk

21 Mart 2016 Pazartesi

Gelin Ata Binmiş, Evde Kalanlara 'Bye Bitchez' demiş.

Herkese merhaba yine ben.

Kafanızı ütülemeye ve dertlerimi anlatacağım mor günlüğüme yeniden geldim ben. Herneyse. UUn zamandır yokum farkındayım ama büyük bir sorunum var bilgisayarım bozuk. Şuan telefpn köşelerinde sürünerek yazıyorum sizlere.

Uzun zaman oldu tabii. E zaman da değişti. Evlendim mesela.

Şaka be!

Bana öyle şans nerde geldi de kısacık bir aysa gelsin! Ama bu demek değil ki kısmetim de yok. Ama bu konuya girmeden önce bir özet geçeyim. Hayatımda yaşadığım en verimli günlerden birindeyim. Daha geçen cuma sahnedeydim. Ondan önce de pazartesi. Yani provalar falan beni yorunce eve gelip kollarımı gere gere uyuduğum için yazmaya fırsatım da olmadı açıkçası.

Neyse ben kıçımı yayıp otururken bir kısmet geldi kapımı çaldı!!!!

Evet doğru duydunuz Berry'nin kapısını bir kısmet çaldı. Hatta yumrukladı a dostlar. Bu haberi ve yazıyı aslında her şey kesinleşince yazmak istiyordum ama piremses ruhum buna izin vermedi ve iç sesim yazmam gerektiğini söyledi.

Adı İso.

Evet bir adı var AMAN ALLAHIM. Kolu da var bacağı da iki kolu iki bacağı var gerçektenbilğin insan. Hatta platonik falan da değil yani batağı gerçek ormantik yazışmalar içindeyim.

Ama içinde ki ses bana diyor ki "ulan Berry, şimdi sen buna gönlünü kaptırınca piç çıkar bu!" Ama susturuyorum. Uzun bir konuşma zamanı içindeyiz yani 1.5 haftadır.

Başlarda "bu bir kısmet dostlarım. Eğer kaybedersek evde kalırım, kocasız kalırım ama kaybetmeyeceğim bu sefer kanka olmayacağım!" Edasıyla yazıştım. Tabii arada şebelek yüzünden kankalı şeysini atlattım.

Yani şimdilik. Ama bu demek değil ki onu kaybedeceğim.

Yani aşk kolay bir şey değil. Beni az buz tanıyorsanız sürtüğüm falan ama aşk olmadan kimseyle çıkamam ben ama İso'da elektrik var.

Şuan sanki ben ortadayım Kırmızı ve İso beni çekiyor gibi hissediyorum. Bir adım daha kayıyorum Kırmızı'ya. Kalbim hala onda. Bunu depresif bir günlük yapmak istemiyorum lakin Model'den fatma bacımız ne demiş? "Ah ne zormuş bitsin demek hala severken seni..." Yani tam olarak böyleyim.

Ama şuan modum gelin ata binmiş ya nasip dememiş. Arkasına bakıp evde kalanlara bye bitchezzz demiş.

Yani başlarda onunla konuşmamalıyım falan diye de düşünmedim değil. Ben Kırmızı'ya aidim gibime geliyor. Tabii ki birileriyle çıkarım. Ama aşık olacağımı sanmıyorum. Ama daha İso'yu çok duyacaksınız benden söylemesi gidişatımız çok iyi önümüzdeki günlerde sırf bir yazıyı onunla ilgili yapmayı planladım.

Bu kadar dert yeter. Hiç mi güzel şey olmadı canım! Oldu tabii.

Mesela yine son şrovalardayken Bubi adında bir yakışıklı beldi yanına. Ama nasl yakışıklı siyah saç siyah göz o burun heşe 38842 estetik geçir o kadar güzel burnun olamaz. Hele o dudağın estetikliğinin bebeksiliğinin yakışıklılığının tarlılığına me demeli??

Geldi konuştu benle tabii yine kesiyorum ben onu *buraya şeytan smile*

"Senin sesin gerçek mi? Ya çok güzel" dedi içimde bir ses hayır estetik diyip anırırken dışım evet demekle yetindi. E biliyorsunuz ben zamanında sesimle neler yaptım erkeklere sanırım bundan bir yazımda bahsettim. Ben üşendim siz bulun ;)

Sesini değiltiriyomusun arada dedi ben nasıl yani dedi sesini inceltti falan. Benim için *E G O* sonra arada karizmatik smile yolladı.

Ama en iyisi şuradaydı yandaşlarım!!!!!!


Birden içeri girdi sahneye dakikalar kalmış dedi "tekbir diyicem allahu ekber demeyenin anasını bilmemne ediyim" dedi. Ve ben bu deist-ateist kırması halimle tek başıma allahu ekber dedim hem sevap kazandım hem de o güzel karizmatik gülüşü tekrar gördüm. Dedi ki gülerken "şanslısın"

Sorna gömdüker sahnede öldüm falan ama şaka mala sahne güzeldi çıkışta da ço güzel eleştiriler aldım.

Bugünlük benden bu kadar canımıniçisininkuzusununtravestiklerim ❤️

Okuduğunuz için teşekkürlerr....

BERRY'nin film eleştirilerini yazdığı blog 'Berry Film' için tık

Twitter; @BerryGunluk

8 Şubat 2016 Pazartesi

Aşk Hayatım Bi' Yükselişte!


Önce girmeden benim burcum Akrep ve aşk hayatım böyleymiş. 

Sevgili Akrep burcu, 2016 yılında aşk hayatınız çok daha farklı ilerleyecek. Yalnız kalma ihtiyacınız geride bıraktığımız yılın sonlarına doğru ortadan kalkmaya başladı ve yeni yılın gelmesiyle beraber aşk hayatınızda hareketlilik olmasını isteyeceksiniz. Merak etmeyin, isteğiniz yerini bulacak ve aradığınız aşkı yıl içerisinde bulma fırsatı yakalayacaksınız. Bazılarınızın aşk hayatı alışılagelmişin dışında ilerlemeye başlayacak. İlginç birliktelikler gündeme gelebilir.

Evet böyle gayet iyi gibi gözüküyor değil mi? Hiç öyle değil. Aşk istiyorum yani bilmiyorum artık bir sevgili falan ama olmayınc olmuyor ne yaparsın. 

Bugün neden burç yorumuyla girdim? Çünkü aşk hayatım daha doğrusu buna aşk hayarı dememeliyiz ama yükselişte gibi gibi. 

Bugün okulun ilk günü çok mutsuzdum. 3 saatlik uykuyla gitmek zorunda kaldım yine o okula. Ondan sonra Tutu ile vakit geçirdik bayağı bir eğlendik falan yani. 

Espriler falan havada uçuyordu. Tiyatro hocası girdi ders işlemedi anılarımızı anladık kısacası işte tatilde ne yaptın konusu. Aşk hayatı falan sordu. Aşk hayatı ne yaa. Hoca kendi ergenliğini anlattı falan ben niye böyle şeyler yaşayamıyorum demeden alamadım kendimi. 

Sonra ne olsa beğenirsiniz. Kırmızı kapıdan girdi biz Tutu ile OHA olduk hayır içinizden değil bayağı mal gibi ona bakp oha diye bağırdım ya. Tutu da öyle. 

Hoca da dedi "Kırmızı sen yakışıklısın istediğin herkesi alabilirsin" falan dedi ben gidicektim. Tabii ki olmadı. Yanımdan birini aldı gitti. Ben hala şok güle güle çıktık dınıftan derse geldik. Ders falan boştu onlar işte son birkaç derste Maviş ile anılarım oldu. 

Geldi önüme oturdu kolumu falan sıkıyor. Gözlerimin içine bakarken nasıl parlıyor o mavi gözleri. Bide konusuyo o ses tonu falan bir güzel. 



Sonra bir çocuk var Togi. Yani dedi ki fotoğrafımı çekebilir misin dedi bende dedim evet aldım çektim. Sonra dedim ki ses tonun da bir güzeldi. "Çektim." Ondan sonra dedi ki "o nasıl çektim demekti lan boşaldım." Dedi tabii biz Tutu ile kopuyoruz gülmekten. Böyle bir şey yok. 

Böyle geçti daha sonra detayla anlatırım. Gerçi böyle diyorum anlatmıyorum neyse. 

Kendinize iyi bakıın 🙏🏼

BERRY'nin film eleştirilerini yazdığı blog 'Berry Film' için tık

Twitter; @BerryGunluk